Hakkımızda arrow Sektörel Haberler arrow Lojistik Trendleri
Lojistik Trendleri PDF Yazdır E-posta

 
İşletmecilik alanında yakın dönem analizi ve geleceğe yönelik tahminlemelerde bulunmak hayli zordur. Bu alanda uzmanlaşan kişiler “gelecek bilimci (fütürist)” olarak adlandırılmaktadır. John Naisbitt, Alvin ve Heidi Toffler çifti bu alanın önde gelen temsilcilerindendir. İşletmecilikte trend analizi, kapsamlı bir veri toplama ve analiz çalışmasını içerir. Bu tür çalışmalar, ancak sürekli ve uzun dönemli yapılması halinde sağlıklı sonuçlar vermektedir. Bu yazı kapsamında mevcut bilgilerin ışığı altında üretici tarafında meydana gelen lojistik trendlerini hatırlamak ve lojistik hizmet sektörüne etkilerinin üzerinden kısaca geçmek amaçlanmıştır.

Üretici ve onun çevresinde meydana gelen “lojistik tabanlı değişimleri” ana başlıklar altında değerlendirirsek, küresel rekabet arttıkça firmaların üretim ve dağıtım stratejileri küreselleşme etkisi altında kalmıştır. Girişimci düşük üretim, işçilik ve enerji maliyetlerinin olduğu bölgeleri aramaya başlamıştır. Bu değişimler içersinde rekabet avantajı kazanma adına yeni üretim merkezleri meydana gelmiş ve hemen her ülke yabancı sermaye ve uluslararası girişimciyi üretim alanlarına çekmek için yatırım teşvikleri, arazi tahsisi, vergi kolaylığı vb. getirmiştir. Bu tabloya birdiğer açıdan bakarsak küresel satınalma politikaları ivme kazanmış, firmalar en yüksek kalitedeki girdilerini; hammadde, yarı mamul ve hazır parçayı dünyanın her yerinde arar hale gelmişlerdir.

Kısaca, üretim ve dağıtım küreselleştikçe kıtalararası ve bölgelerarası ürün hareketi de artmaya başladığını görüyoruz. Yayın lojistik trendleri sonucu dünya pazarlarında serbestleşme ve yeni engelleme taktikleri uluslararası ticaretin ayrılmaz bileşenleri olmuş ve tam zamanında üretim, üretimde mükemmelliği arayış -sıfır; -stok, -hata,  -gecikme, -kağıt, -atık, -iş kazası akımları beraberinde “akış yönetimi”ni gündeme taşımıştır.

 

Tedarik Zinciri Yönetimi anlayışı, rekabetin merkezinde

Tedarik Zinciri Yönetimi anlayışının, yenilikçilikle birlikte rekabetin merkezine oturduğunu belirtmek isterim. Çok ilginç değişimle firmalar için malzeme akışının evreni ya da ölçeği değiştiğini görmekteyiz. O kadar ki hammaddeden üretim merkezine, oradan nihai ürünün tüketiciye ulaştırılması ve daha sonrasında doğaya dönüşümü sürecine kadar uzanan bir zincir haline geldi. Tedarikçilerle ve dağıtım kanalları ile ilişkiler yeni boyut kazandı. Fabrika operasyonlarının her noktasında bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılması beraberinde etkilerini göstermeye başladı. Tedarik Zinciri merkezli programlar, kurumsal zeka (BI) programları yaygınlaştı. İnternet ve e-ticaret geliştikçe, kıtalararası küçük eşya trafiği hızla arttı. Talep tahminlemesi ve talep yönetimi konusunda firmalar daha fazla yatırım yapmaya başladı. Bunlar hep hayranlık dolu yenlikler olmaktadır. Bu yöntemlerle programdan hiç sapmadan üretim yapabilme envanter yönetimi konusu yeni baştan düşünmeyi ortaya çıkartmış ve depo yönetimi anlayışı değiştiği gibi iade ve ürünlerin yeniden işlenmesi konusu ile birlikte ters lojistik ve çevreye saygı ve doğaya dönüşümü de bir anlamda ifade eden yeşil lojistik kavramları gelişmiştir. İşletmelerin performans değerlendirme çalışmalarında kendileri için temel aldıkları kriterler ve anahtar performans göstergelerinin de değiştiği görülmektedir.

Bu noktadan itibaren lojistik trendlerdeki diğer değişimleri sıralarsak; Lojistik operasyonlar konusunda dışarıdan destek almalıyız -outsorce konusu hız kazanmıştır. Biz işletme olarak üretime, yenilikçiliğe, tasarıma ve süreçlere odaklaşalım anlayışı derinleşmiştir. Lojistik, taşıma, depolama, elleçleme ve gümrükleme vb. konularında mümkün olduğunca uzman firmalarla çalışalım konusu kabul görmüştür.

 

Lojistik Hizmet Sektörüne Etkiler

Bütün bu trendler beraberinde yüksek kapasiteli araçların, tankerler, konteyner gemileri, uçaklar vb. üretilmesini tetiklediği gibi denizyolu, demiryolu, karayolu, havayolu altyapı (liman, terminal, aktarma merkezi vb.) teknolojileri ve yönetimi anlayışları radikal bir biçimde değişmeye başlamış ve intermodal taşımacılık hız kazanmıştır.

Ülkemizde bir türlü etkin şekilde yaşam bulamayan yakın deniz taşımacılığı alabildiğine  yaygınlaşırken karayolunda Avustralya gibi düz arazi uygunsa üç römorklu karayolu araçlarını gündeme taşımıştır.

Son iki değişimi de kaydetmeliyim; Demiryolu ile çift kat konteyner taşımacılığı ve Ro-La adı verilen karayolu araçlarının demiryolu üzerinde taşınması hız kazandığı bir gerçektir ve lojistik köylerden, lojistik üslerden söz edilmeye başlanması da ülkemiz adına metropolitan kent planlamaları için de önem taşır hale gelmiştir. Dikkat edildiği üzere bütün bunlar çok önemli gelişmeler. Her bir trend üzerinde ayrı ayrı düşünülmesi, ülke ekonomisi ve ulaştırma politikalarının tasarımlanmasında göz önünde bulundurulması gerekli alanları temsil etmektedir.
 

 
© 2008 Neta Uluslararasi Tasimacilik - Forwarder Konteyner Nakliyesi